19 Şubat 2011 Cumartesi
2 Şubat 2011 Çarşamba
"Yatak odasındaki boy aynasında kendimi seyrettim. Şuna buna benzemek umrumda değildi, güzel olmak istiyordum. Güzel olduğumu bilecek fakat yüzümü ve vücudumu unutacak,hiç ilgilenmeyecektim! İki kara göz,Grek burun,kalın dudaklar,ağız büyük. Bu gece çinliler gibi arkama tek örgü yaptığım,gür uzun kestane rengi saçlar,boyum orta, bedenim ince. Güzel miyim,hayır. Çirkin miyim?..Hayır.. "Sıradan biri.." de diyemem,çünkü gözlerimin anlamı değişik. Biraz vahşi mi ne,yoksa kendilerinden pek mi emin bakıyorlar dünyaya. Evet vahşi olmalı,hayır,uzak! Fakat meraklı... Tam karar veremedim. Gözlerimi süzdüm,açtım,güldürdüm..onlara çeşitli anlamlar vermeye çalıştım;içlerinde,derinde yanar görünen bir ateş var ki,hangi manayı takarsam takayım,bu ateş sönmeyecek gibi. Belki o artisin gözlerinde de böyle alevler var,babam,bu yüzden benzetiyor beni.
Kendimi incelemem bitti, yalnızlık duygum bitmedi."
Emine Işınsu/Kaf Dağının Ardında
Kendimi incelemem bitti, yalnızlık duygum bitmedi."
Emine Işınsu/Kaf Dağının Ardında
1 Şubat 2011 Salı
Şimdi bi ev hayal edin. Üç katlı. Ahşap kaplamalı. Üst katı tamamen camdan. Eve giriyorsunuz. İçeride birbirinden güzel biblolar,kitaplar,tablolar,kilimler,plaklar.. Burası bir kütüphane. Mutfağa giriyorsunuz. Camdan büyük bir duvarı var. Bahçeye açılıyor. Ve bahçe,.. Masallardaki gibi karlarla kaplı. Mutfak masasının üstünde bir fanus var. Büyük tüylü bir kedi fanusun içindeki balığı kovalıyor. Umursamıyor üst kata çıkıyorsunuz. Tamamen müzikle dolu. Piyano,flüt,müzik çalarlar,orjinal plaklar,.. Ve oturmak için yumuşacık iki kişilik bir koltuk başka bir şey yok. Üst kata çıkıyorsunuz. Tamamen camla kaplı. Yatak odası. Geceleri yıldızları sayabiliyorsunuz. Evin ikinci kedisi camın önünde ve kar yağışını izliyor. Bense yanındayım elimde kahvem. Size dönüyorum. “Bir fincan kahve?”
Kaydol:
Yorumlar (Atom)