2 Şubat 2011 Çarşamba

"Yatak odasındaki boy aynasında kendimi seyrettim. Şuna buna benzemek umrumda değildi, güzel olmak istiyordum. Güzel olduğumu bilecek fakat yüzümü ve vücudumu unutacak,hiç ilgilenmeyecektim! İki kara göz,Grek burun,kalın dudaklar,ağız büyük. Bu gece çinliler gibi arkama tek örgü yaptığım,gür uzun kestane rengi saçlar,boyum orta, bedenim ince. Güzel miyim,hayır. Çirkin miyim?..Hayır.. "Sıradan biri.." de diyemem,çünkü gözlerimin anlamı değişik. Biraz vahşi mi ne,yoksa kendilerinden pek mi emin bakıyorlar dünyaya. Evet vahşi olmalı,hayır,uzak! Fakat meraklı... Tam karar veremedim. Gözlerimi süzdüm,açtım,güldürdüm..onlara çeşitli anlamlar vermeye çalıştım;içlerinde,derinde yanar görünen bir ateş var ki,hangi manayı takarsam takayım,bu ateş sönmeyecek gibi. Belki o artisin gözlerinde de böyle alevler var,babam,bu yüzden benzetiyor beni.

 Kendimi incelemem bitti, yalnızlık duygum bitmedi
."
Emine Işınsu/Kaf Dağının Ardında

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder